TR | EN

Uyuyamıyorum

 


 Yazmak,konuşmak,savaşmak..

Adalet ve aydınlık bir nesil için gücüm tükenene kadar,cehaletle ve kara düzenle savaşmak istiyorum.

Biyolojik bir zarın toplumsal algıda namus kavramının ölçütü olduğu yıllarda genç kızdım ben.Sanki namus doğurduğun yerdeymişcesine.Güzel memleketimin büyük bir bölümünde hala daha bunun üzerinden ölçülüyor kızlarımızın namusu biliyorum. Ben hep karşıydım iki bacak arasındaki namus yaftasına genç kızken.Ne kadar saçma ne kadar ahlaksızcaydı namus’un ölçülüş biçimi..Ahlak nedir? Ahlaksız kime denir? Hep düşündüm,sorguladım,yargıladım.Şimdi ise boğazımda bir koca taş acımdan yutkunamıyorum.Okuduklarım,izlediklerim,gördüklerim..Gün geçtikçe daha karanlık görünüyor bu namus yolunun ucu..Ve insanoğlu daha da acımasızlaşıyor,tüylerim ürperiyor,gözlerim doluyor,uyku tutmuyor işte böyle..
Birşeyler yapmak lazım..

Bana bakarsan bugün görüyorum ki hiçbirşey bir zamanlar öğrendiğim (olması gereken) gibi değil.Mesela aslında aksi tabiatına aykırı, cinsiyetsiz mesleğimi ve sanatımı sansürler,toplum baskısı ve çirkinlikler yüzünden,hakkıyla icraa edemiyorum.Sırf tacizlerden,hakaretlerden,baskılanmış zihniyetlerin çirkinliklerinden çekinir hale geldiğimiz için.Sokakta biraz olsun daha güvende yürüyebilmek,için…Ben bir kadın olduğum için bu ülkede hayatımı sansürlemek mecburiyetinde kalıyorum.Huzurum kaçmasın,sokaktaki son özgürlüğümden de olmayayım diye.İçim acıyor,çünkü biz böyle büyümedik çocuklar..arkadaşlar..Peki ne bu hikayenin başlangıcı..?

Annesinin biricik oğlu,annesi onu kendinden bir türlü koparmadığı için kendini bir kadın olmadan var etmeyi çok geç öğreniyor kız çocuklarına nazaran.Ata erkil toplumların kodladığı temelsiz ego da diğer yandan yüklenince oğlumuza,bir iktidar derdine düşüyor ki sormayın gitsin.Ve bunu yine en kolay bir kadın üzerinden inşaa edebileceğine de emin.Çünkü bunun paralelinde kadın,egoya hizmet etmek,ve sadece kadınlık ve analık vazifelerini yapmak üzere eğitimsiz ve çaresiz bırakılmış çoktan.Seçme şansı yok!Aslında demokratik düzende var fakat yine aile ve toplum baskısı ile yok edilmiş.Devam ediyorum, bu erkek kadının üzerindeki iktidarını onu ödüllendirerek kuruyor.Fakat istemediği bir durumla karşılaşır da,sevimlileştirerek yücelttiği kadın onun iktidarına ters birşey yapar ise,önce ona aba altından sopa gösteriyor bir nevi..Ufak tefek kızmalarla,parmak sallamalar,ders vermelerle.İkinci aşamada yeniden iktidarı sarsılırsa bu kez cezalandırıyor,haftalığını kesiyor,evde yalnız bırakıyor,dışarı çıkması için kadına izin vermiyor vs..Üçüncü aşama ise en tehlikeli kısmı.İktidarı bir kez daha sarsılırsa bu egolar bu kez şiddete baş vuruyor.Çünkü kadın,erkeğin kendisi üzerinden inşaa ettiği egoyu bir biçimde yerle yeksan etmiş.Kadının ortak varlık sahalarında gösterdiği akıl,irade ya da erkeğin iktidarını reddetmesi halinde nasıl üstünlük sağlayacak erkek? Tabii ki fiziksel güç gösterisi ile.Hele ki kadın terk eder ise..Cinayetle dahi biten hayat öykülerini okuyoruz hepimiz hemen hemen her gün.Üç gündür yüreğimizi dağlayan acıya uzanan kısmını yazmaya dayanamıyorum.Ama aynı zihniyetin dehşet verici ölçüde dejenerasyon geçirmiş hali diyelim.Tasvir edecek bir kelime dahi bulamıyorum bu mahluklar için çünkü, kelimelerin anlamı en kötü olanı dahi yetmiyor böylelerine.Bu büyük bir kısır döngü bu coğrafyada ve çok bilinmeyeni de yok aslında.Ama o bilinmeyenin yokluğu uzun vadede patlamaya hazır bir bomba kadar tehlikeli davranışlar ve cehalet yüklüyor toplumlara.Cehalet,yanlış bilgi edinimini ve inançların istismarını da beraberinde getiriyor.O tek bilinmeyeni de bulup çıkarmak zor değil;Eğitim..
Güzel ahlakı bir yerlerde unutmuş,merhamet trenini kaçırmışız.Bir de üzerine bu toplumsal cinsiyetçi ego eklenince,vuku bulan olaylar ve üç gündür bizim de yüreğimizi dağlayan acılar denizde kum gibi olmuş güzel memleketimde..
Ne büyük bir karanlık.Ama derin değil..

Bildiklerimi ve öğreneceğim eski ve yeni dünya gerçeklerini paylaşmaya,bu kahrolası cehaletle savaşmaya devam edeceğim.Vazgeçmeden..Belki dokunurum birinize kim bilir?Adaleti beklemekten vazgeçtim artık,ben adalete gideceğim..Mesleğimi özgürce icraa edebileceğim alanlar yaratmak ve oradan derdimi anlatmak için işe koyulmam çok yakındır…Bu acılar yeni akımlar,fikirler,duygular doğuracak içimizde,paylaşacağız,durmadan bizden sonrakilerle.Ve belki biz bir gün gelip oturup yıldızlardan bakacağız dünyadaki neslimize..Gururla..
Kimbilir..

Sevgiyle..
Birce Akalay


17.14.2015





     
 


abidin cem güner : yazınızı çok beğendim özgecan ilgili düşüncenizi çok güzel anlatmışsınız sevgiler