TR | EN

Kuşlar Uyanmadan..

 


 Şehrin en masum en sessiz ve en temiz saatleri..

Asırlık kahkaların ezan sesine karıştığı güzel bir sabahın ilk dakikalari.

Ve ben her gecenin batışı gibi,bu gecenin batışında da bekledim 

emsalsiz turkuazın belirmesini..

Ne güzeldir ki o turkuaz, 

gecenin korkusunu,pususnu,labarbasıni alır çok uzaklara götürür,

evlerin içine saklar…

Sen arabanla ne kadar gitmek istesende bazen o emsalsiz turkuazın aksinde  kalmış kopkoyu laci diyara, 

O senin peşini bırakmadan durmaksızın gelir arkandan. 

Tıpkı çocukken arabanın camından gökyüzüne baktığında 

Ay’ın seni takip ettiğini gördüğün gibi.

Uçmak gerekli değildir,

Bulutların,güneşin vurduğu  güzel yüzlerini görebilmek için..

Ucundan kıyısından pamuk gibi görünür gözüne ve hayal edersin, 

Karanlık yüzleri şehire dönük bulutların,güneşe bakan o bembeyaz yüzlerini

Huzurla…

Sırayla yanından geçtiğin fırın ve pastanelerden yeni günün poğaçalarının kokusu gelir buram buram burnuna..

Günün en iştahlı dakikalari gelmiştir işte. 

Ancak sen o kokuyla doymak zorundasındır insaflı bir ustaya denk gelip o pastaneyi açtıramazsan..

Ne gittiğin adres önemlidir, ne de kat ettiğin yol o serinlikte,

Kuşlar uyanmadan,cebine koyduğun mutluluk 

Ve derin bir nefes yeter sana…

Günaydın size..


2007